23 Mayıs 2008 Cuma
2 Nisan 2008 Çarşamba
Akçakese
Gönderen MEL zaman: 15:51 0 yorum
Etiketler: İSTANBUL, YAKIN İSTANBUL
2 Kasım 2007 Cuma
POLONEZKÖY
Gönderen MEL zaman: 00:32 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
23 Mayıs 2007 Çarşamba
ANADOLU FENERİ

Gönderen MEL zaman: 15:37 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
22 Mayıs 2007 Salı
BAYRAMOĞLU



Şimdiye kadar sadece dergi sayfalarında ya da filmlerde gördüğünüz pek çok hayvanı bir adımlık mesafeden görmek istiyorsanız bu merakınızı gidermenizin bir yolu "Bayramoğlu Hayvanat Bahçesi Kuş Cenneti ve Botanik Parkı". Bir çeşit mutluluk bahçesi olan park tekrar tekrar ziyaret edilebilecek güzellikler sergiliyor. 1991 yılında kurulmaya başlayıp 1993 yılında ziyarete açılan Türkiye'de eşi olmayan alanda 500'e yakın kuş türünün yanı sıra, 300'den fazla çeşit bitki, yüzlerce çeşit hayvan burada doğal ortama eş şartlarda barınıyor. 140.000 metrekarelik hayvanat bahçesinde, çocuk parkı, cafe ve dinlenme üniteleri içinde çocukların heyecanını paylaşabilir mutlu yüzler görebilirsiniz. Hayvanat bahçesinde kuşların yanı sıra, muzip maymunlar, koi balıkları, tropikal bölge hayvanları, bahçe malzemeleri satış galerisi, birbirinden cazip eşyaların sergilendiği market en çok ilgi çeken yerler arasında yer alıyor.
Geziye çıktığınız andan itibaren, titiz bakımı fark ediyor, tropikal ülkelere has hayvanları görmeye, kuşlara ayrılan bölümlerden başlıyorsunuz. Gerçek olduğuna inanılması güç, muhteşem renklere sahip geveze papağanlar, türlü sesler çıkarıp hiç boş durmuyorlar. Muhabbet kuşları toy, turna kuşu türlerinin kafeslerini gezmeyi bitirdiğiniz an karşınıza cazip hayvan aksesuarlarının sergilendiği bir galeri çıkıyor. Hiç aklınızda yokken bile gördükleriniz karşısında acaba "ne beslesem" sorusunu düşünmeye başlıyorsunuz. Karar verdiyseniz, besleyeceğiniz tür hayvanın araç, gereç, giyim-kuşam, yem, ilaç, tüm ihtiyaçlarını bulabiliyor, birbirinden ilginç şirin hayvan resimlerinin bulunduğu t-shirt, anorak, maskot türü şeyleri de alabiliyorsunuz. Parkın bir başka bölümündeki havuz içinde palyaçolar kadar renkli Japon Koi balıkları görülüyor. Dünyanın en pahalı balıkları olan Koiler, Japonlarca talih, saadet ve uzun ömür ifade ediyor. 120 değişik rengi tespit edilen balıklar, 50 ila 120 sene yaşayabiliyor ve insan dostu olarak tanınıyor. Korkmasını hiç öğrenememiş bu balıklar havuza yaklaşınca önünüzde toplanıyorlar. Gezinizin devam ettiği bölümlerde güzel sürme gözlü ceylanlar, karacalar, heybetli boynuzlarıyla ağırbaşlı geyikler ve antiloplarla tanışıyorsunuz. Bu tanışmanın ardından seyredenleri kahkahalara boğan maymunların bahçesine geliyor, karşılıklı bakışmalarla maymunların yaptığı muzipliklere şahit oluyorsunuz. Maymunlardan şişman, tembel pelikan kuşlarına oradan kuğuların yüzdüğü havuzlara, deve kuşu, lama, midilli atları, zebra ve tavşanların bulunduğu bölümden dönüp tavuk türleri, baykuş, akbaba, deve ve kendini sevdiren atların bulunduğu bölüme gelince saati unutuyorsunuz.
Geziye devam ederseniz flamingoların bulunduğu havuzda kendinizi hayal ülkesinde sanıyorsunuz. Şeker pembesi renkli flamingoları, narin yapılı boyunları, uzun bacakları, keklik sekişli yürüyüşleriyle fotoğraflamaktan büyük haz duyuyorsunuz. Hayvanat bahçesinde fotoğraf çekenlerin için kısa sürede karta basan laboratuarlar dahil ziyaretçiler için her şey düşünülmüş. Her şeye rağmen hayvanların bulunduğu tel örgülü kafesleri aşıp fotoğraflamak neredeyse imkansız. Parkın tropik merkez ve akvaryum bölümlerinde nadide canlı türlerini görebilir, bahçe içinde yer alan ilginç bitki türlerini inceleyebilir, parkta beğendiğiniz bir hayvanı sahiplenerek sponsorluğunu üstlenebilir veya gönüllü üye olabilirsiniz.
Gönderen MEL zaman: 15:25 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
20 Nisan 2007 Cuma
ABANT
Gönderen MEL zaman: 16:48 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
AĞVA
Gönderen MEL zaman: 14:48 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
19 Nisan 2007 Perşembe
ŞİLE


Haftasonu geldi, denize girelim, olmadı gezelim, ama uzağa gitmeyelim, yada hadi 1 gece kalalım dönelim diyenlere ... İstanbul'a yaklaşık 1 saat mesafede, denizse deniz, gezmeyse gezme, ya da mangal, piknik ...Şile...
Şile, tarihi M.Ö. 12.000 - 6.000'lere kadar inen bir yerleşim birimidir. "Şile" Yunanca bir kelimedir. Türkçe'de Mercanköşk anlamına gelir.
Bu bitki, tepelerde ve dağ sırtlarında yetişir ve güzel kokulu çiçekler açar.
Şile denince ilk akla gelenler Şile Deniz Feneri, Şile Bezi, Şile Kalesi, Akşam güneşi, Ağlayan Kaya Mağaralarıdır.
Şile'yi dünyaya tanıtan en önemli kültür varlığı "Şile Bezi"dir. Şile Bezi, el tezgahlarında, pamuk ipliğinden dokunan, tamamen Şile'ye özgü bir değerdir. Şile'ye özgü otantik özelliği ona bu adın verilmesini sağlamıştır. Şile Bezi'nden çeşitli giysiler üretilmektedir. Vücut terini emme özelliğinden ötürü sağlıklı bir kıyafettir.
Şile Bezi Kültür Şenliği, her Temmuz ayının son haftası ile Ağustos ayının ilk haftası arasında düzenlenir. Şile ile bağdaşan, özdeşlenen ve gelenekselleşen bu şenlik giderek bir kültür ve sanat şenliğine dönüşmüştür.
Gönderen MEL zaman: 14:35 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL
27 Mart 2007 Salı
SİLİVRİ
Antik Çağdaki ismini Selymbria veya Selybria olduğu bilinen kent, doğal bir limana sahip olması ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması sebebiyle her dönemde önemini korumuştur. Çarpık kentleşmeden uzak planlı bir yapılaşma içinde olan Silivri, sakin bir liman yapısına sahip olduğundan balıkçılar içinde uygun bir barınak olmaktadır. Aynı zamanda düzenli bir sahil yapısı olduğundan akşam üzerileri ve geceleri çay bahçeleri ile cafeler de insanlar, en güzel ve dinlendirici zamanlarını geçirebilirler. Yaz ve kış günbatımının eşsiz güzelliğini seyredebilirler. Balık ve Yoğurt en meşhur yiyecekleri arasındadır. |
Gönderen MEL zaman: 00:05 0 yorum
Etiketler: YAKIN İSTANBUL












