2 Nisan 2008 Çarşamba
Harbiye
24 Ağustos 2007 Cuma
İSSOS
Oluşumu itibariyle mimari özelliği, kendinden sonraki zamanlara öncülük eden bir özelliğe sahip olan İssos kalıntılarının içinde 1-2 km. uzunluğunda, yüksekliği ise yer yer 7-8 m olan ve hala ayakta kalmayı başaran su kanalları bulunuyor. Akdeniz'e Cenevizli gemicilere Amanosların eteklerinden su iletme projesinin ürünüdür, bu su kanalı.
Süregelen yaşamda, anıların gerisine düşerek, bizi sınırlayan doğa içinde tarihe ve sanata karşı tavrımızın farkında değiliz aslında. Gelmek istediğimiz uygarlık düzeyinin tüm gelişim hallerini düşündüğümüzde ileri doğru işleyecek olan bilincimizi geçmişle bütünleştiremeyip günü birlik yaşıyor ve algılamakta zorlandığımız zamanın ilerleyen sürecine tanık oluyoruz.
İssos da şimdi geçmişten gelen el'in sanat imgesi, taşların mekan örgüsü esmerleşti, toprakta da açmaz oldu güller...ERZİN
Erzin'in 1473 Otlukbeli Savaşından sonra çoğunluğu Akkoyunlulardan oluşan Türkmen boylarının, İssos ovasının kuzeyindeki bol otlak ve sulak bir alan olan Karahüyük yöresine göçleri ve zamanla bazılarının şimdiki Yoncadüzü ve Gökdere arasındaki "Akdam", bazılarının da Erzin in batısındaki "Şeyhin Ocağı" bölgelerine gelerek buraları yurt edinmeleri sonrasında kurulduğu ve adının da Orta Asya da bulunan Tannu (Tanrı) dağları civarındaki (Tannu Ola) Erzin şehrinin isminden geldiği sanılmaktadır.Yanlız Türkmenlerin, Karahüyükten 1695-1700 yıllarında buraya gelmeden önce Selçuklular ve Memluklular zamanında bazı Türk boylarınında (Özerler, Tebüklüler-Tıbıklar, Pındıklar) bölgeye geldikleri tahmin ediliyor.
1903 yılında Mutasarrufluk olan Erzin 1906 yılında Bucak haline dönüştürülmüş, 11/07/1930 tarihinde de Adana dan ayrılarak Hatay iline bağlanmıştır.
1.Dünya Savaşından sonra Erzin, Fransızlar ve Ermenilerin işgaline uğramış ve 4 yıl kadar bunların istilasına maruz kaldıktan sonra 8 Ocak 1922 de bağımsızlığına kavuşmuştur.
1987 yılında İlçe statüsüne kavuşan Erzin hızla büyümekte ve gelişmektedir.
