5 Şubat 2009 Perşembe

GÖKÇEADA


Gökçeada, Çanakkale'nin bir ilçesi ve Türkiye'nin en büyük adasıdır.

Kısa bir gemi yolculuğundan sonra Kuzulimanı'na ulaştığınızda karşınıza çorak topraklar çıktığında (Gökçeada'nın eski adı İmroz'dur ve ''çorak topraklarda bereket tanrısı'' anlamına gelmektedir) genelde Ada'ya ilk gelenler hayal kırıklığına uğrar ama unutmayın ki bir ada uzun süre ayakta kalabilmesi için asıl yerleşimi, güzellikleri ve gizemi içerlerde saklamıştır.

Şu an pek çoğu bakir bir durumda olan kumsallar, dünyanın en temiz sahilleri olarak bilinmektedir. Aydıncık, Gizli Liman, Yuvalı, Uğurlu, Pirgos, Lazkoyu, Kuzulimanı, Sualtı Milli Parkı'nın da içinde bulunduğu Yıldızkoy, Mavikoy, Yelkenkaya en önemli plajlarıdır.

Güney sahilleri ipek gibi kum, kuzey sahilleri çakıllıdır. 30 km. uzunluğundaki Ada'nın 27 km.lik bölümünde denize girilebilir.

Zeytinliköy'de yüzyıllık geleneğin yaşatıldığı Madamın Dibek Kahvesi'nden içmeden ayrılmayın Gökçeada'dan...

5 Mayıs 2008 Pazartesi

AVŞA ADASI


Avşa Adası, Marmara Denizi'nin güney-batısında yer alan, Marmara Adaları adıyla anılan takım adaları oluşturan adalardan biridir.

Kizikoslu Diogenes, Propontis Marmara Adaları 'ndan bahsederken OFİOUSA ile FİSİA"yı birbirinden ayırıyor. Pilinius bu adaya OPHİUSSA diyar diyor. Bizans tarihinde adanın ismi AFOUSİA olarak geçiyor. Toprak durumu yüzünden hiçbir zaman zengin olamamış ve bağımsız idareye kavuşamamış olan bu ada, tarihi akışına göre çevresinde hâkim olan kuvvetlerin egemenliğine girmiştir.

Ada Hıristiyan din adamları için sürgün yeri olarak kullanılmış. Ve GEDEON 'un iddiasına göre ortaçağda boş kalmış.

Adanın dört bir yanını, koylarını hergün gezi motorları ile veya kendi vasıtanızla gezebilirsiniz. Bunların en ünlüleri Çınar Köyü, Kumburnu, Mavi Köy, Değirmen, Manastır, Kumtur, Beyaz Saray ve Yiğitler Köyündeki Altın Kum'dur.

19 Nisan 2007 Perşembe

PAŞALİMANI ADASI


Paşalimanı adası yüzölçümü ile Marmara Denizinin II.büyük adasıdır. Bölgede Marmara Adasından sonra gelmektedir. Ada üzerinde 5 adet köy bulunmakradır.

Bunlardan Paşaliman ve Harmanlı Kuzeybatı ,Poyrazlı Kuzeydoğu,Balıklı Güney,Tuzla Güneydoğu istikametinde yerleşiktir. Köyler kendilerine özgü yaşam biçimleri ile fakli özellikleri doğal güzellikler için sergilemektedir.

Adaya ulaşım imkanları yaz ve kış aylarina göre değişmektedir.Yazın haftanın 7 günü kışın ise 3 günü (Pazartesi,Çarşamba,Cuma) Erdek'ten kalkan yolcu motarlari veya arabalı feribot ile adaya ulaşmak mümkündür.

12 Nisan 2007 Perşembe

MARMARA ADASI


Marmara Adası’nın kumsalı daha az, yeşili ise daha boldur ve daha sakindir. Erdek’ten 22, İstanbul’dan 93 mil uzaklıktaki adaya İstanbul’dan gemi ve deniz otobüsü, Erdek ve Tekirdağ’dan motorla ulaşım sağlanıyor. Motel, pansiyon ve ihtiyaca cevap verebilecek lokantalar bulunuyor. Yakın zamana kadar Rumların oturduğu adada 36 kilise ve manastır var. Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.

Sahile yakın yerlerde zeytinlikler, bağlar, yükseklerdeki kızılçamlar ve güneydeki makiler, Marmara Adası'nı yakınındaki diğer adalardan hemen ayırır.

Ada içindeki ulaşım ise kiralayacağınız bisiklet veya taksi türü çalışan faytonlarla sağlanıyor.

10 Nisan 2007 Salı

PRENSES ADALARI








Bostancı-Kartal kıyı şeridinin karşısında yer alan Adalar, doğal yapısındaki zenginlik yüzünden İstanbullular tarafından yakın geçmişte önemli bir sayfiye yeri olarak değerlendirildi. Plajları, yeşil dokusu, yürüyüş yolları, çam ormanlarıyla örtülü vadileri, tepeleri ve kıyılarıyla Adalar eskiden beri bilinen, kullanılan en önemli dinlence alanlarıdır.
Ada köşklerinin iyi düzenlenmiş bahçeleri, yeşil alanlarını kaplayan akasya, erguvan, zakkum, lale, yasemin, hanımeli, karanfil gibi çiçekler bütün bir yıl sırayla çevreyi renklendirir.Yerleşim bölgeleri genellikle adaların güney ve doğu kıyılarında yer alır.
Adalar, geçmişiyle de İstanbul tarihinde önemli bir yer tutar. Bizanslılar döneminde doğu keşişlerinin manastırlarını kurmalarından bu yana birçok tarihsel olaya da sahne olmuştur.Prens Adaları veya Kızıl
Adalar olarak da isimlendirilen adalar üç grupta sınıflandırılabilir;

Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Büyükada ve Sedef adası, üzerinde yerleşim olan, turizme açık adalardır.
Kaşık Adası ve Pide Adası özel mülktür. Adaya çıkmak bu nedenle mümkün değildir.

Yassıada, Sivriada ve Balıkçı Adası'nda yerleşim yoktur.

4 Nisan 2007 Çarşamba

BOZCAADA





"Tanrı, insanların uzun omürlü olmaları için Bozcaada'yı yarattı"demiş Herodot...

Deniz zengini, ada fakiri Türkiye’nin, Ege’de sahip olduğu iki adadan biri olan Bozcaada’nın yüzölçümü çevresindeki adacıklarla beraber 42 km²’dir. Rüzgarıyla ünlü adanın en önemli özelliklerinden biri, her rüzgarda denize girilebilecek bir ya da birkaç plajının bulunmasıdır.

Denizi mavinin tüm renklerini barındıran, kumsalları sarı ince ipek gibi kumdan oluşan Bozcaadada, mor, mavi, pembe ve kırmızı kapılı bembeyaz rum evleri ve yemyeşil asmalarla bezenmiş dar sokaklarda dolaşırken, yaşadığınız kentin karmaşasından sıyrılmamak imkansız.

Adaya gelenlerin ziyaret ettikleri yerlerden biri de tarihi Bozcaada Kalesi. Adanın kuzey burnu üstünde kurulmuş olan kalenin, kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor.
Bozcada halkı, sofralık çavuş üzümü ve şarapçılıkta kullanılan vasilaki ve karasakız çeşitleri ile bağcılık literatürüne geçmişlerdir. Evliya Çelebi, Bozcaada’yı anlatırken "Buradaki gibi güzel çavuş üzümü, dünyanın hiçbiryerinde yetişmez." demektedir.
Ahalisi hem Türklerden, hem de Rumlardan oluşan adadaki küçük kasabada bugün bile Türk ve Rum mahalleleri bulunuyor.
Özellikle de 12-13 Ağustos tarihlerinde yapılan Bağbozumu Festivaline Amerikadan, hatta Avustralyadan gelen ve adaya yerleşenler var.