13 Ekim 2007 Cumartesi

TARİHİN VE DOĞANIN KARMASI





Bizanslılar döneminin piskoposluk merkezi, Germiyanlılar döneminin başkenti, Osmanlılar döneminin Anadolu Beylerbeyliği merkezi Kütahya, tarihin her döneminde önemini koruyan bir kent olmuştur.

Anadolu'nun en ünlü çinicilik merkezi olan Kütahya, gelişmiş el sanatları ve folkloru , ayrıca kaplıcaları ve antik kalıntılarıyla da gelecek vaat eden bir turizm merkezi...

Geleneksel Türk mimarisinin en güzel ev örneklerinin bulunduğu Kütahya'da bir çok tarihi yapı bulunuyor. Balıklı Camii, İmaret Mescidi, Ulucami, Karagöz Ahmet Paşa Camii, Küçük ve Büyük Bedestenler, Kurşunlu Camii, Mimar Sinan yapısı olduğu bildirilen Lala Hüseyin Paşa Camii ve hamamı ilk anda akla gelen Türk mimarisi örnekleri...

% 53'ü ormanlarla kaplı olan Kütahya'nın her köşesi zengin doğa güzelliklerine sahiptir. Bu güzellikler güçlü bir çevre bilinciyle korunmakta, günübirlik olduğu kadar uzun süreli dinlenme ve kamp imkanları içinde faydalanılabilmektedir.

Yayla turizmi için önemli imkanları olan Kütahya, trekking için de aynı potansiyele sahiptir.



15 Nisan 2007 Pazar

KÜTAHYA KÖFTESİ

MALZEMELER-4 kişilik

1 çay kaşığı nane

2 çorba kaşığı kıyma

1 çay bardağı bulgur

2 çorba kaşığı tarhana

1 çorba kaşığı tereyağ

1 çay kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı kırmızı biber

1,5 su bardağı yoğurt

tuz

HAZIRLANIŞI

Tarhanayı üzerini örtecek kadar ılık suda 1 saat kadar bekletin ve bulguru da yarım saat kadar ılık suda beklettikten sonra ikisini karıştırın. Şişene kadar bekleyip, karabiber,tuz ve kıymayı ilave edin. Malzemeleri yoğurup, hamur yapın. Hamur köfte yapılacak kıvamda olmalıdır.

Bu hamurdan misket iriliğinde parçalar koparıp, köfteler yapın. Tencereye üç su bardağı su koyun. Köfteler kaynayan su hafifçe çekilene kadar kaynar suda pişirilmelidir. Su kaynayınca köfteleri alın ve kalan suyu yoğurt ile karıştıtırp yoğurdu sulandırarak köftelerin üzerine dökün.Bu işlemin tepside yapılması tavsiye edilir. Tereyağını eritip, kırmızı biberi ve katın. Köftelerin üzerine döküp, servis yapın.


17 Mart 2007 Cumartesi

ÇİNİ SANATI



XVI. Yüzyılın ikinci yarısında büyük gelişme gösteren Kütahya çiniciliği, kendine özgü renklerle İznik çiniciliğinden ayrılır. Bu renkler sıraltında kobalt mavisi , firuze, çalık yeşili katılarak oluşturulmuştur. Kimi ustalar karışımlara başkalarına öğretmedikleri için bazı renkler günümüzde elde edilememektedir.

İlk Osmanlı çinileri, çömlekçi kili olan kırmızı hamurdandır. Bu teknik Kütahya çiniciliğinde önemli bir aşamadır. Sıraltı tekniğinde mavi, kobalt mavisi (lacivert), beyaz renkler kullanılmış ve çiniler ak hamurundan yapılmıştır. Süsleme olarak daha çok küçük çiçekler, damarlı yapraklar, ince dallar , “S” biçimli motifler , kanca yapraklar kullanılmıştır.

XVII. Yüzyılda Kütahya, Osmanlı Çiniciliğinin merkezi olmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kütahya da o dönem 34 çini atölyesi olduğunu yazmaktadır. Bu yıllarda İstanbul’da Kütahya da ve diğer şehirlerde pekçok camii ve bina Kütahya çinileri ile süslenmiştir.Günümüzde Kütahya da pek çok çini imalathanesi vardır. Ayrıca çok sayıda yazma ve süsleme atölyeleri bulunmaktadır. Son zamanlarda bazı çiniciler tarafından yeni motifler denenmekte, Selçuklu desenleri stilize edilerek kullanılmaktadır. Ayrıca yeni bir teknik olan seramik kabartma tekniği uygulanmaktadır.

Kütahya çini atölye ve fabrikaları, satış mağazaları, pazarlama kuruluşları, Kız Meslek Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi çinicilik çalışmaları ,Anadolu Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksek Okulu Seramik Bölümü, vb. gibi kuruluşları ile yurdumuzun gelişmiş tek çini merkezidir.