21 Mayıs 2007 Pazartesi

EL SANATLARI

















Siirt Battaniyesi: Siirt'e gelen herkese battaniye ısmarlamak, Siirt'ten ayrılan herkese battaniye hediye etmek bir gelenek haline gelmiştir. Battaniyecilik oldukça eski bir el sanatıdır. Battaniyeler tek ve çift kişilik olarak üretilmektedir. Her tezgahta tek kişilik battaniyeden günde sadece bir adet dokunabilmektedir. Aynı dokuma sistemi ile heybe, seccade, atkı ve manto, kaban, yelek gibi ürünler de elde edilebilmektedir.

Bakırcılık: En yaygın el sanatlarından biri olan bakırcılık, alüminyum ve plastik kap yaygınlaşınca önemini yitirmiştir. Bu sanatla uğraşanların merkezi Bakırcılar Çarşısıydı. Bakırdan güğüm, tencere, kazan ve tas gibi gereçler burada yapılırdı. Güğümlerin başlıca özellikleri boyunlarının şeritli, alt bölümlerinin zil biçiminde ve çoğunlukla kapaksız olmalarıdır. Kazanların tabanı yarım küre, dikey boyutlarıysa konik biçimdedir. Bunlar kulpsuz olduklarından, ağız çevresine yerleştirilmiş aşağı doğru kıvrık olan çeperden tutularak taşınabilir. Yine bakırcılığın önemli örneklerinden olan hamam taslarının özgün motifleri vardır. Ağız çevresi testere işi motiflidir. Ortadaki kabartı yarım aylarla çevrilidir. Yan yüzlerse birbirine koşut dikey ya da çapraz çizgilerle süslüdür.

PERDE PİLAVI

MALZEMELER
2 su bardağı pirinç
1 piliç veya keklik (haşlanmış)
2,5 çorba kaşığı margarin veya tereyağ
1 çorba kaşığı çam fıstığı
2 çorba kaşığı üzüm
2 çorba kaşığı badem (kabuğu haşlanarak çıkarılmış)
3,5 su bardağı piliç suyu
tuz ve karabiber

1 küçük paket margarin (yumuşak, 125 gr.)
2 yumurta
1,5 çay kaşığı tuz
2,5 su bardağı un

Pirinç ayıklanıp yıkanır, ılık tuzlu suda yarım saat bırakılır. Badem ve fıstık, yağda pembeleştirilip alınır. Aynı yağda süzülmüş pirinç birkaç kere çevrilir. Sıcak piliç suyu konup pişirilir (önce harlı, sonra orta, en son hafif ateşte). 20 dakika kapak açılmadan demlenir.
Sonra pirinçler ezilmeden karıştırılır. Kavrulmuş fıstık, badem ve kuş üzümü, küçük parçalara ayrılmış piliç eti, tuz, karabiber, pilava ilave edilir.

1 küçük paket margarin ile 2 yumurta ve tuz ezilir; 2,5 bardak un ile yoğrulur. Merdane ile 2- 3 mm. kalınlıkta açılıp yağlanmış, yuvarlak dipli bir tencereye yerleştirilir. (Kenarlarından hamur sarkmalıdır.) Hazırlanan iç pilav hamurun üzerine boşaltılıp kaşık ile bastırılarak sıkıştırılır.
(Pilav sıcak olmalıdır.) Sarkan hamurlar üzerine kapatılır. Orta hararetli fırında, kızartılıp servis tabağına ters çevrilir.

BULGUR PİLAVI

MALZEMELER
2 bardak bulgur
2 baş soğan
4 çorba kaşığı margarin
250 gr kuşbaşı et
2 domates
4 bardak su
2 dolmalık biber (veya yeşilbiber)
tuz, kırmızı biber, karabiber

Pilavlık bulguru ayıklayıp yıkadıktan sonra suyu iyice akana kadar süzün. Bir yandan da margarini eritip, soğanları pembeleştirin. Içine fındık büyüklüğünde kestirdiğiniz kuşbaşı eti katılın, kavurun. Suyunu çekince, rende domatesi, kıyılmış yeşil biberi ekleyip; biraz karıştırıp, suyunu koyun.
Koyduğunuz su yaklaşık dört bardak seviyesine inene kadar etleri pişirin. Daha sonra bulguru katın, harlı ateşte bir iki karıştırıp, orta ateşte pişmeye bırakın. Şişsinler, tane tane olsunlar. Suyunu çekince, ateşin altını kapatıp demlenmeye bırakın.

20 Mayıs 2007 Pazar

MUTLAKA GÖRELİM






Derzin Kalesi :Bizans Döneminden kalma oldukça sarp bir tepenin üzerinde inşa edilen kalede bulunan gözetleme kuleleri günümüze kadar varlıklarını koruyabilmişlerdir.
İnce kaya (Kormas) Kalesi :Şirvan ilçesinin 10 km. uzağında incekaya (Kormas) köyünde bulunan Bizanslılar dönemine ait kaledir. Kale daha ziyade şatoyu andırmaktadır.İrun Kalesi :Şirvan ilçesinin 40 km kuzeyinde sarp dağların zirvesinde kurulmuştur. Kalenin bulunduğu dağın eteğinden geçen nehirle yer altı tüneli ile bağlantısı bulunmaktadır.

Şirvan (Küfre) Kalesi :İlçe merkezinin 4 km doğusunda, ilçenin adıyla anılan kaledir. Doğal bir kayanın üzerinde mevki ye hakim olarak yapılan kale bir kartal yuvasını andırmaktadır.

Ulu Cami :Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen caminin Selçuklu Sultanlarından Muguziddin Mahmut tarafından 1129 (523 H) yılında onarılmıştır. 1260 (658 H) yılında da Cizre hakimi Selçuk Atabeylerinden El Mücahit İshak tarafından camiye ilaveler yaptırılmıştır. Cami minaresinin kaidesine yerleştirilmiş olup, halen cami içinde bulunan bir taşın üzerinde ‘’ Haza tarih-i Tecdidi binaii Camii Velminareti ibaresi altında ise Duacis-surun Limen Saa’’ yazısı okunmaktadır. Camiye ait sanat şaheseri mimber ise 1933 yılında Ankara Etnografya müzesine nakledilmiştir.

Cumhuriyet Camii :Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen Cami 1926 yılında onarılmış, Hıdrul Ahdar olan adı Cumhuriyet Camii olarak değiştirilmiştir. Camii kare planlı ve tek kubbelidir. Mihrap ve mimberde Rumi tezyinat madalyonlar bulunmaktadır.

Veysel Karani Hz. Türbesi :Baykan ilçesinin Ziyaret Beldesindedir. Yörenin “Cas denilen harcıyla yapılıp Kubbe ile örtülmüş olan türbe, 1967 yılında yıktırılarak yerine yeni bir türbe yaptırılmıştır. Veysel Karani türbesi ve külliyesi 2001 yılında Valilikçe restore edilerek modern bir görünüme kovuşturulmuştur. Her yıl 16-17 Mayıs tarihlerinde Veysel Karaniyi anma etkinlikleri düzenlenmektedir.

İbrahim Hakkı ve Hocası İsmail Fakirullah Türbesi :Din ve astronomi bilgini olan İbrahim Hakkı’nın Hocası İsmail Fakirullah için 18.yüzyılda yaptırdığı türbe Aydınlar ilçe merkezinde (Tillo) bulunmaktadır. Bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki oda ve bir hol ile kuleden ibaret olan türbenin asıl özelliği Aydınlar ilçesinin 3-4 km. doğusundaki bir tepe üzerinde bulunan “Kalet-ül Ustad” denilen yığma taşlardan yapılmış olan ve duvarındaki 40x50 cm. ebatlarındaki pencereden her yıl gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü yeni doğan güneşin ilk ışınları türbe kulesinin penceresine vurarak kırılma suretiyle hocası İsmail Fakirullah Hz.lerine ait sandukanın baş tarafını aydınlatmasıdır.

Sultan Memduh Türbesi : Asıl adı Sultan Mahmut olan Sultan Memduh Hz. Hicri 1174, Miladi 1761 yılında Aydınlar (Tillo) ilçesinde dünyaya gelmiştir. Sultan Memduh’un 47.000 beyitlik bir divanı bulunmaktadır. Hicri 1263 Miladi 1847 yılında vefat etmiştir. Aydınlar ilçesinde kendi adına yaptırılan türbede metfundur. Türbe metal malzemelerden yapılmış olup, kapı ve kabirleri çevreleyen şebeklerinde yaptırana ait kitabeler bulunmaktadır.

Şeyh Muhammed El Hazin Türbesi :Şeyh-ul Hazin, yer yer Siirt Merkez Ulu Camiinde vaaz ve nasihatlerde bulunmuş, bir seferinde ihlas süresinin tefsiri üzerinde 40 gün vaazı nasihat ettiği söylenmektedir. 1891 yılında vefat etmiştir. Kendi köyü olan Dere yamaç (Fer saf) köyünde defnedilmiştir. Türbenin son zamanlarda restorasyonu ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Kiliseler :Siirt İlinde yer yer kalıntıları günümüze kadar gelen kilise ve manastır bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri şunlardır.Siirt kent merkezindeki Hadervis Kilisesi ve Mir Yakup Manastırı.
Şirvan İlçe merkezinde bulunan kilise.

MEDENİYETLERDEN İZLER

Siirt adının Sami Dili’nden geldiği öne sürülmektedir. Bazı kaynaklarda bu adın, Keldani Dili’nden, kent anlamına gelen Keert (Kaa’rat) sözcüğünden kaynaklandığı yazılıdır. Siirt sözcüğü, isim kaynaklarında; Esart, Sairt, Siirt, Siird, gibi çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. Süryani’ler kente Se’erd (yöresel söyleniş biçimiyle Sert) demişlerdir. XIX.Yy.’da Sert, Seerd, Sört, Sairt olarak kullanılmış, günümüzde de Siirt biçimiyle benimsenmiştir.

Samiler, Babiller, Asurlar, Urartular, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi tarihe derin izler kazımış medeniyetlere beşiklik eden Siirt'te, ayakta durabilen tarihi eserlerin büyük bir çoğunluğu Selçuklular devrinden kalmıştır.