19 Ekim 2007 Cuma

ALPERENLER CENNETİ



Bu havası hoş şehrin dört tarafında,bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur.
Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar güzel ve metin olur ki, buralara girenler hayran olurlar.
Şehir genişlik ve çok ucuz bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkının nimetleri boldur.
Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski tarihi şehir, "ALİMLER KONAĞI, FAZILLAR YURDU ve ŞAİRLER YATAĞIDIR..."
EVLİYA ÇELEBİ Seyahatname

11 Mart 2007 Pazar

TURHAL


Turhal, Karadeniz Bölgesinin , Orta Karadeniz Bölümünde yer almaktadır. Turhal Karadeniz Bölgesi'nin en büyük ilçesi,Türkiye'nin ise en büyük ilçelerinden biridir. Zengin bir tarihe sahip olan bu güzel ilçe, Cumhuriyet döneminde de önemli ünlere olaylara şahit olmuştur. Yurt ekonomisinde de önemli bir yere ve paya sahiptir. Temeli 1933'te dönemin Sanayi Bakanı Celal Bayar tarafından atılan ve açılışı 1934 yılında İsmet İnönü tarafından yapılan ve dünyanın en kaliteli şekerini üreten Turhal(Muammer Tuksavul) Şeker Fabrikası, Turhal Makina Fabrikası yöreye hayat vermiştir. Son yıllarda konfeksiyon (tekstil) alanında gerçekleşen yatırımlar, Antimuan madeni, Kevser süt ve yem fabrikaları ülke ve ilçe ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Geçiş bölgesi iklim özelliklerini taşıması nedeniyle, Turhal ve çevresinde, Karadeniz iklim özelliklerini yansıtan ormanlar (çam, kayın, ceviz, çınar, meşe, kızılcık, dağ kavağı vb) görülür. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde ise bozkır bitki örtüsünün çeşitleri hakimdir. Genel olarak her iklim türünde görülen tarım ürünleri yetiştirilebilir.



18 Şubat 2007 Pazar

ZİLE








Hititler Dönemi'nde önemli birer yerleşim yeri olan Tapigga (Maşathöyük) ve Anziliya (Zile Höyüğü), M.Ö. 15. yüzyıldan sonra Hititler'in en büyük düşmanlarından Kaşkalar'ın birçok saldırısına uğradı. M.Ö. 8. yüzyılda Frigler'in yönetimine giren yöre, M.Ö. 7. yüzyılda Kimmerler tarafından yağmalandı. Ardından M.Ö. 6. yüzyılda Persler'in, M.Ö. 4. yüzyılda da Makedonlar'ın denetimine girdi. M.Ö. 3. yüzyılda Pontus Krallığı'na bağlandı ve M.Ö. 66'da Romalılar'ın eline geçti. II. Pharnakes, M.Ö. 47'de Sezar'ın karısının adı verilen Zela şehrinde (bugün Zile) yapılan ve kısa süren bir savaşta Julius Caesar tarafından yenilgiye uğratıldı ve Zile Kalesi içerisindeki dikili taşa şu önemli sözler kazıldı. "Veni, Vidi, Vici - Geldim, Gördüm, Yendim".
İlçeye girmeden Zile Kalesi karşılıyor sizi. Kale duvarlarına çıkıp ilçenin tamamını görebiliyorsunuz. Çevrede bulunan eski Zile evleri, henüz eski otantik özelliğini kaybetmemiş çarşılar, dükkânlar ile apayrı bir hava estiriyor.
Bambaşka bir güzellik ise, aslında yapılış tarihi bilinmeyen Yeni Hamam olarak adlandırılan Kuş Sarayı. Hamam Kadınlar hamamı olarak kullanılıyor. Doğu cephesinde bir merdivenle kuş yuvası ile aynı hizaya çıkabileceğiniz yükseklikte tüm zarifliği ile karşınızda tablo gibi duruyor.