2 Ekim 2007 Salı

BENGİ

Balıkesir'in Türkiye'de değil, bütün dünyada tanınması ünlü BENGİ oyunu sayesindedir. Bundan dolayıdır ki Balıkesir'de Bengi'nin ve bu oyunu adeta şiir gibi oynayan Bengicilerin çok özel bir önemi vardır. Kelime anlamı "sonu olmayan, ebedi" demek olan benginin izlerini İslamiyet öncesi Göktürkler dönemine kadar götürmek mümkündür. Türk tarihinin ilk yazılı kaynakları olan Orhun Kitabeleri, Göktürkler tarafından ebedi taş anlamında "Bengü Taş" olarak adlandırılmıştır. Bengi kelimesiyle ilgili olarak bir de rivayet vardır. Bu rivayete göre Türkler Orta Asya'dan Anadolu'ya gelirken düşmanlarıyla mücadele ederek, savaşarak vuruşa vuruşa gelmişler. Bu mücadele esnasında öldürdükleri düşmanın başında durur ve "BENĞİ!.." diye nara atarlarmış. Bu durum bir gelenek halinde, yiğitlik gösterisi olan ünlü bengi oyununda sürdürülmüştür.

Bengi oyunu oynanırken bir ara oyunda kısa bir kesinti olur. Bu kesinti sırasında zeybekler tozluklarını, feslerini, poşularını ve kuşaklarını kontrol etme ve düzeltme fırsatını bulurlar. Bu kısa kesinti sırasında bir şiir okunur ki bu şiir, oyunun Atatürk ile ne kadar özdeşleştiğinin bir kanıtıdır. Şiirin tamamı şöyledir:

ŞANLI EFEM
Ey gönlüm kâbesi sevimli Anadolu
Her tüten ocağında şeref şan dolu
Arslanlar yatağıdır memleketin Ege'si
Ruhlara gıda verir mor cepkenli efesi
Hey Anadolu'nun Marmara'sı Ege'si
Dalga dalga şavkıdı Edremit'in körfezi
Bilmem bir büyü mü var toprağında taşında
On binlerce efem sınırının başında
Gördük efelerini İstiklâl Savaşı'nda
Tarihlere sığmaz ki kazandığım zaferler
Sarsılmaz bir imanla sana bağlı gönüller
Eypalası parlayan devirler açan efem
Ey gözleri nur dolu şimşekler çakan efem
Manisa Dağları'na efem yaraşır hey
Mavi gözler semalara karışır
Kısrak sırtı bizimdir
Aydın'ın doruğu efe ocağı hey
Rüzgâr eser efemin köyüne
Oynasın hele bir gör düğün yerinde
Bastıkça çürür virane gibi sarsılır yer
Şan üstüne şan yarat ki efem
Bu millet bunu bekler
Balıkesir Ovası'nın bağı var bostanı var
Pamukçu Efesi'nin ünü var destanı var
Arslan Efe'm çete olmuş Ata'dan fermanı var
Davul vursun, klarnet çalsın
Çifte kazan kaynasın
Mor kadife sırma cepken efelerin oynasın

4 Eylül 2007 Salı

ÖREN DE TATİL

Koskocaman 1 hafta bitti gitti. Sayılı gün çabuk geçer, paşa paşa dönersin evine :)


Bu sene ailemle gittiğim Ören ile ilgili bilgiler vermek istiyorum biraz. Kaz Dağlarının mitolojik havasında tatil yapmak ayrı bir keyif belirteyim.

Tertemiz havası, pırıl pırıl güneş altında, masmavi bir deniziyle Ören... Mavi Bayraklı sahil şeridi bozulmamış ender kıyı şeritlerinden.
Örende terlemenize imkan yok, cünkü nem yok, ve sürekli hafif bir esinti var.
Nasıl demeyin, inanın 42 derece sıcaklıkda biz anlamadık bile..
Zaten mitolojide de Rüzgarlı Bayır olarak geçiyor. Sanırım dağların faydaları:))
Doğal güzelliklerini ayrıca kaplıcalar süslüyor. Tarihi kalıntılarda ayrı bir keyif.

Benim gibi eski şehirleri , kalıntıları sevenler için:
ADRAMYTTEION-Mysia bölgesi bugunku Edremit Körfezindeki eski şehir
KAYA SUNAKLARI
HİSAR KALE KALINTILARI tavsiye edilir..

Elbette heryerde zeytin ağaçları var, kahvaltıda yediğimiz zeytinler Burhaniye ürünleriymiş.
Bununla beraber zeytinyağı üretimi dünyada isim edinmiş.

İsteyenler için eğlence mekanlarıda oldukca fazla. Hımmm birdee dondurması çok güzeldi , belirtmeden geçemeyeceğim.

İstanbul da giderek bozulan dondurma tadlarından sonra Ören Çarşıda yediğim dondurma muhteşem geldi..
Kaldığımız Ada Motel de bizimle sürekli ilgilenen Gül Hanım'a da sonsuz teşekkürler. Çok çok luks aramıyorsanız , uyandıgınızda sizi bahce - deniz kombinasyonu karşılasın istiyorsanız Ada moteli tavsiye ederim arkadaslar..

ÖREN GEZİ-TANITIM HARİTASI


17 Temmuz 2007 Salı

ÖREN


Ören, Kaz dağlarının denizle kucaklaştığı doğal sit sahası olarak korunan denizi ve oksijen oranı bakımdan dünyanın ikinci sırasında yer alan Ege’nin cenneti tatil beldesidir.

Ören, İzmir’e 180 km, İstanbul’a 400 km mesafede olup, yöreden Bergama, Efes, Asos, Truva, Ayvalık-Cunda Adası, Dikili gibi daha birçok antik yörelere kara ve deniz yoluyla günübirlik turlarla gidilebilir.

23 Şubat 2007 Cuma

KURTULUŞ GÜNÜ

Balıkesir 6 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuştur. Bugün mahalli bayram olarak kutlanmaktadır. Bu bayramlar eskiden Yeni Çarşı mevki olarak adlandırılan Alihikmetpaşa Meydanı'nda yapılırdı. Daha sonra Kervansaray önündeki Cumhuriyet Meydanı'na taşındı. 1995'ten sonra da Stadyum önündeki caddede yapılmaktadır. Eskiden bir de bir gece önceden Balıkesir'in ana caddelerinin kolonyalarla ve zambak suyuyla yıkandığı büyükler tarafından anlatılmaktadır. Eskilerde büyük coşkuyla kutlanan bu bayrama iki üç gün önceden köylerden, ilçelerden insanlar gelirdi. İnsanlar 6 Eylül sabahı Balıkesir Parkında piknik yaparlar daha sonra bayrama geçerlerdi. Akşamı da coşkulu fener alayı düzenlenirdi.
Şimdi bu muhtelif gelenekler ortadan kalmış olsa da bayramlar aynı coşkuyla devam etmektedir. Bayramın gözdeleri yılda bir defa görülebilen "tülü kabaklar"dır.Tülü kabakların halkın ve çocukların üzerine gelerek onları korkutması şeklinde gerçekleşen anlar her çocuğun hafızasında yer edinir. Bunun dışında köy seyirlik oyunlarından olan deve oynatma da yerine getirilir. Bunun dışında Balıkesir'de faaliyet gösteren firmaların arabalardan attıkları hediyeler, eşantiyonlar, oyuncaklar çocuklar için büyük sevinç kaynağıdır.

20 Şubat 2007 Salı

FOTOĞRAF MÜZESİ

Balıkesir Fotoğraf Müzesi, Türkiye'nin ilk ve tek fotoğraf müzesidir. Balıkesir ilindeki müzenin açılışı 19 mayıs 2006 tarihinde yapılmıştır. Fotoğraf tarihine dair nesnelerin sergilendiği müzenin bünyesinde M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı adlı özel bir kitaplık da bulunur.
Balıkesir Fotoğraf Müzesi ve M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı, Dumlupınar Mahallesi Ulus Sokak'ta 150 yıllık 2 katlı tarihi bir yapı ve hemen bitişiğindeki 3 katlı yeni yapıda yer almaktadır. Balıkesir Sanat Fotoğrafçıları Derneği (BASAF)'nin başkanlığını yapan Avukat Altuğ Oymak tarafından kurulmuştur.
Müze; 2 sergi salonu, makine teknolojisi salonu, kitaplık, fotoğraf ekipmanları, karanlık oda ve binanın buluntularının sergilendiği salon ile tarihi ve teknik değeri olan fotoğraf makinelerinin sergilendiği salondan oluşur. Ülkemizin ilk Müslüman fotoğraf stüdyosu olan Foto Resna'ya ait kartpostallar da müzede görülebilir.


23 Ocak 2007 Salı

DOĞA-KÜLTÜR-TURİZM




Balıkesir İli, tarih ve kültürel bakımdan zengin bir mirasa sahiptir. BölgeDe M.Ö.3200 yıllarından günümüze kadar yerleşim olduğu görülmektedir. Burası MYSIA adıyla bilinir.1297-1360 yılları arasında Karesi Beyliği’nin kurulduğu İlin, Merkez ve çevresinde tarihi kalıntılar, konaklar, camiler, türbeler, kiliseler ve eski dönemlere ait şehir merkezleri bulunmaktadır. Daha sonra Balıkesir adını alan ilin konumu ve sahip olduğu doğal, kültürel değerleriyle önemli bir kültür ve turizm çekim merkezi durumundadır.

Turizmde de ilk planlı hareket Balıkesir’in Erdek, Akçay, Ayvalık ve Burhaniye gibi yerleşim birimlerinde başlamıştır. Bu özellikler ili ayrıcalıklı kılmaktadır.

Marmara Denizi kıyılarında adalar hariç 175 km’lik bir kıyısı, Ege Denizi kıyılarında da yine adalar hariç 115 km’lik bir kıyı bandı vardır. Marmara Denizi’nde; Marmara, Avşa, Ekinlik, Paşalimanı adaları ile Ege Denizi’nde irili ufaklı 22 ada il sınırları içindedir.

Hemen hemen tüm ilçelerinde alternatif turizme kaynaklık edecek termal su kaynakları mevcuttur. Örneğin; Gönen, Manyas,Edremit(Güre ve Bostancı) Bigadiç,Sındırgı ve Merkez Pamukçu Ilıca Termal su kaynakları ve buralardaki termal tesisler turist çeken önemli kaynaklardır.

12 Ocak 2007 Cuma

YİĞİT ŞEHİR



Manisa, İzmir, Çanakkale, Kütahya, Bursa illeri ile çevrili olan Balıkesir'in tarihi Bizans dönemine dayanır. Balıkesir merkezinde Bizans döneminde surlar olduğu rivayet edilir. Buna delil olarak da Hisariçi isminin yaygın olmasıdır. Çamlık mevkiinin merkezde aniden yükselmesi buranın eski kalıntılar olabileceği rivayeti vardır.

Balıkesir ismi, Bizans dönemindeki Palao kasrı isminden gelmektedir. Bazı rivayetlere göre de Balık Hisar'dan gelmektedir. Balıkesir Kenti halkı etnik köken olarak manav, yörük ve muhacir karaktere sahiptir.
Manavlar; henüz Oğuz Türkleri Anadolu'ya gelmeden önce yani 1071'den önce Balkanlar'dan Anadolu'ya geçen Peçenek, Kıpçak Türklerinin Oğuz Türkleriyle birleşmesinden oluşmuştur. Yörüklerden önce, tarım faaliyetlerine geçerek yerleşik düzene geçen Türkler için kullanılagelmiş bir lakaptır.
Muhacırlar ise; Balkan Savaşları ve 1980 Bulgaristan Göçleriyle gelen gruptur. Yörükler ise Karesi Beyliği'nin mirasçılarıdır. Balıkesir Karesi Beyliği'nin merkezidir. Karesi Beyliği'nin Osmanlı Devleti'ne katılmasıyla Balıkesir halkı Osmanlı Devleti'nin yükselme devrine geçmesinde en büyük katkıyı yapmıştır. Çünkü Karesi Beyliği'nin donanmasıyla Osmanlılar ilk olarak Trakya'ya geçmiş ve böylelikle ilerlemişlerdir. Balıkesirli komutanlar Hacıilbey, Evranosbey gibi askeri şahsiyetler Osmanlı'ya damgasını vurmuşlardır. Milli Mücadele Döneminde de ilk kurşunun atıldığı ve devlet örgütlenmesine benzer kurumsallaşmaya gidilmesiyle Yunanlılar'ın Ege'de ilerlemesini durdurmayı başardığı yerdir. Alaca Mescid'de toplanan 41 kişi büyük bir başarı ile devlet gibi bölgeyi yönetmişler ve askeri başarılara imza atmışlardır.

Balıkesir, Kenti Ege'deki ilk ve tek olacak "Yiğit" İstiklal Madalyasını alma hazırlığını yapmaktadır.