13 Aralık 2007 Perşembe

UŞAK EVLERİ



Osmanlı Mimarisi özelliklerini taşıyan sivil mimari örneklerine Aybey, Işık, Karaağaç ve Kurtuluş Mahallelerinde rastlamak mümkündür.

Bu evlerin genellikle birinci katı taş örgü, ikinci katı ahşap, cumbalı ve beşik çatılı, alaturka kiremitlidir. Bu evler Kültür Bakanlığınca koruma altındadır.

19 Ekim 2007 Cuma

EL SANATLARI

Uşak Halısı : 16.yy.da uşak ve çevresinde yapılan halılarla Türk halı sanatının ikinci ve son parlak devri başlamıştır. Uşak halılarının madalyonlu ve yıldızlı olarak iki türlü halı tipi görülmektedir. Uşak halılarından en önemlilerinden biri olan madalyonlu halının boyu 10 metreye ulaşmaktadır. Bol sayıda kalmamış olan bu halılar 18.yy. ortalarına kadar devam etmiştir. Madalyonların yıldız şeklini almasından sonra yıldızlı Uşak halıları meydana gelmiştir. Avrupa’ daki müzelerde bu tip halılar çok sayıda saklanmaktadır. 16yy.sonlarında Uşak halılarının şöhreti bütün Avrupa’ya yayıldı. Asil aileler üzerlerinde kendi armaları işlenmiş Uşak halıları sipariş etmeye başlamışlardı

Kilimcilik : Yörede tanınmış olan el sanatı Eşme Kilimleridir. Eşme Kilimleri genel olarak, “Altınbaş,Toplu-hürriyet-Albaş-Selvili Namazlağ olarak gruplandırılır. Ayrıca “ Gıcıklı dedikleri bir kilim türü de yapılmıştır. Her yıl mayıs sonunda Uluslar arası Eşme Kilim Kültür ve Sanat Festivali düzenlenmektedir.

9 Ekim 2007 Salı

AŞIKLAR DİYARI






1953 yılında il olan Uşak’ın tarihi, milattan önce 4000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Günümüze kadar pek çok kültüre ev sahipliği yapmış, doğal, tarihi ve turistik doğal güzelliklere sahip olan, Ege Bölgesi’nin tam ortasında İzmir–Ankara karayolu üzerinde bulunan Uşak, bulunduğu konum ve çevresini kuşatan iller itibariyle ulaşım ve yerleşime elverişli, bir sanayi şehridir.

Şehrin asıl ismi Uşşak; "aşıklar diyarı" anlamına gelir. Uşak'ta saz ve söz ustası birçok aşık yaşamıştır. Aşıklar halk arasında dilden dile yayılan söylencelere de konu olmuştur. Bunlardan biri Evren Dede söylencesidir.


Anlatılanlara göre bir zamanlar Uşak'ın Banaz ilçesinin günümüzde Evren Dede koruluğu denilen bölgesinde, türküler çalıp söyleyen bir Türkmen koca yaşamaktadır. Ezgiler o kadar güzeldir ki; ezgiyi duyan sese doğru koşar ve Evren Dede susmadıkça da yanından ayrılamazmış. Bir gün gelmiş ve artık koruluktan ses gelmez olmuş.

Koruluğa gidenler ise, Evren Dede' den hiçbir iz bulamamışlar. Ama Uşak'lılar onun sazından gelen nağmelerin koruluğa sindiğine ve hala rüzgar estikçe onun sazının nağmelerinin duyulduğuna inanıyorlar.




21 Nisan 2007 Cumartesi

CENDERE TATLISI

Baklavalık undan yapılır, içine bir yumurta, biraz tuz, aldığı kadar su ile hamur yoğrulur. Nişasta ile un karıştırılır. Beze açılır. Küçük küçük açmak gereklidir. Üç dört beze bir araya getirilerek arasına ceviz dökülür, rulo yapılır. Kıvırcık olması için iki taraftan büzülür ve istenildiği ölçüde kesilir. Fırında kızartılarak üzerine ılık şerbet dökülür.

11 Nisan 2007 Çarşamba

TARHANA ÇORBASI

Malzeme olarak un, yoğurt, süt, kırmızı ve yeşil biber, nane, soğan, domates ve tercihe göre haşlanmış yoğurt veya fasulye belli oranlarla hazırlanır. Bir gün öncesinden hamur için maya hazırlanır. Hazırlanan maya un ile yoğrulurken, yukarıda sayılan malzemeler de ilave edilmek suretiyle, karışım hazırlanır. Belli bir kıvama gelen karışım, geniş kap,(Toprak çömlek veya leğen) içine konulur.15-20 gün bu kapta bekletilir. Bu arada 2 günde bir, hafif ıslatılmış elle karıştırılarak mayalanması sağlanır.

10 Nisan 2007 Salı

ÇÖMLEK ETİ

Parça etlerden yapılan bir yemektir. Özel olarak yapılmış bir çömleğin içine etler iyice yıkandıktan sonra yerleştirilir. İçine iki tane domates, yeşil bir tane soğan, acı tatlı karışık istenildiği kadar biber konur. Biraz salça, bir bardak su ilave edilir. Yeteri kadar tuz konup, çömleğin ağzı kalın bir kağıtla bağlanır. Üstüne bir kapak kapatılır.
Mangala ateş yakılır, ateşin ortasına çömlek gömülür dibini tutmaması için arada bir sallayarak pişirilir.

28 Mart 2007 Çarşamba

ATATÜRK VE ETNOGRAFYA MÜZESİ






Uşaktaki tanınmış ailelerden olan Kaftancıların evi Kurtuluş Savası günlerinde karargah olarak kullanılmış. Savaş 30 ağustos zaferle sona erdikten sonra Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Asım (Gündüz), Nurettin ve Kemalettin paşalarla Uşak şehrine gelerek geçici karargahta konuk olmuş ve 3 gün burada kalmışlar. Bu süre içinde bir de ibret verici olay yaşanmış.

Türklere esir olan Yunan Başkomutanı General Trikopis ve adamları Mustafa Kemal tarafından ziyaret edilmiş. Geçmiş olsun dileklerini dile getiren Mustafa Kemal savaşta her askerin başına gelebilecek bu olay nedeniyle üzülmemeleri konusunda telkinde bulunarak esirleri teselli etmiş. 1911 yılında yapılmış olan Kaftancıların Büyük Konağına savaş sonrası aile yine taşınmış. İki katlı yapıya kemerli bir kapıdan salon ve çeşitli odaların bulunduğu birinci kattan yukarı estetik ve ilginç ahşap bir merdivenle üst kata çıkılıyor. 1938 yılında kamulaştırılan binanın, Birinci katı Uşak yöresine has özellik taşıyan etnografik eserlerin teşhirine ayrılırken ikinci katta Kurtuluş Savaşına ve Mustafa Kemale ayrılıyor. Burada Atanın yattığı oda, Atanın çeşitli fotoğrafları ve kullanmış olduğu dönemin eşyaları sergileniyor...